Buradasınız: Anasayfa / Sözlük / İkrah Ne Demektir? İslamda İkrah Kavramı

İkrah Ne Demektir? İslamda İkrah Kavramı

Sponsor Bağlantılar

İslamda İkrah kavramı nedir veya Dinde ikrah nedir kısaca sözlük anlamını verdikten sonra açıklamaya girecez.

  • Bir kimseyi yapmak istediği şeyi yapmamaya, yapmamak istediği şeyi yapmaya korkutarak zorlamak.

Şimdi İkrah’ın ne anlama geldiğini açıklayalım:

İkrah Anlamı ve Hakkındaki Bilgi

İkrah, korkutma ve tehdit yoluyla bir kimseyi normal şartlarda yapmak istemediği bir işi yapmaya zorlamaktır. Zorlayana mükrih, zorlanan kimseye
de mükreh denilir. İkrahın hukuken dikkate alınabilmesi için mükrihin yaptığı tehdidi yerine getirebilecek güçte olması şarttır. Aksi takdirde geçerli bir ikrahtan söz edebilmez.

İkrahın çeşitleri ve hükümlere etkisi konusunda bilinmesi gereken iki kavram vardır: Bunlar ihtiyar ve rıza kavramlarıdır. İhtiyar, bir şeyi yapıp yapmama konusunda bilinçli bir tercihte bulunmak, rıza ise bir şeyi isteyerek kabullenmek anlamına gelir.

Hanefilere göre ikrah, kuvveti ve etki derecesi bakımından ikrah-ı mülcî ve ikrah-ı gayr-ı mülcî olmak üzere iki kısma ayrılır. İkrah-ı mülcî (tam ikrah), öldürme veya bir organı yok etme tehdidini içeren ikrah olup bu çeşit ikrah, ihtiyarı bozar ve rızayı yok eder. İkrah-ı gayr-ı mülcî (eksik ikrah) ise öldürme veya bir organı yok etme tehdidi içermeyen fakat kısa süreli hapis veya dövme tehdidi içeren ikrah olup bu çeşit ikrah, rızayı ortadan kaldırır fakat ihtiyarı bozmaz.

Her iki türü itibariyle ikrah, ehliyete aykırı bir durum değildir. Çünkü ehliyetin dayanağı olan akıl ve büluğ, tam olarak mevcuttur. Bununla birlikte ikrahın, söz ve fiillerin niteliğine göre birtakım etkileri vardır. İkrahın sözlere etkisi: İkrahın konusu örneğin borç ikrarı, evlenme ikrarı ve boşama ikrarı gibi ikrar türünden bir şey ise ikrah ister mülcî ister gayr-ı mülcî olsun bu ikrarlar bâtıldır, geçersizdir. Çünkü ikrah, mükrehin bu ikrarı, tehdit edildiği zarardan kurtulmak için yaptığına ilişkin güçlü bir karine oluşturur.

İkrahın konusu, sözlü tasarruflar ise Hanefiler, bunu ikiye ayırır. Birincisi, eğer ikrahın konusu olan sözlü tasarruf alım-satım, kira, rehin gibi feshedilmeleri mümkün olan bir tasarruf ise mükrehin ikrah sonucunda yaptığı bu tür tasarrufları bâtıl olmaz, fâsit olur. Bu durumda fâsit akitler için geçerli olan hükümler geçerlidir. Çünkü ikrah, her ne kadar rızayı ortadan kaldırsa da ihtiyarı tamamen iptal etmez. Rıza ise akitlerin rükün ve kuruluş şartı değil, sıhhat şartıdır. Bu yüzden de akit bâtıl değil, fâsit olur. İkincisi, eğer ikrahın konusu olan sözlü tasarruf evlenme, boşama, nezir ve yemin gibi feshedilmesi mümkün olmayan bir tasarruf ise mükrehin ikrah sonucunda yaptığı bu tür tasarrufları geçerlidir, sonuçlarını doğurur.

Hanefilerin dışındaki çoğunluğa göre ise feshedilmesi mümkün olsun olmasın mükrehin, ikrah altında yaptığı bütün sözlü tasarrufları geçersizdir, hiçbir sonuç doğurmaz.

İkrahın fiillere etkisi:
İkrahın konusu örneğin haksız yere birini öldürmeye, haram olan bir şeyi yeme veya içmeye ya da başkasının malını
telef etmeye zorlanma şeklinde bir fiil ise bu durumda ikrahın hükmü, fiilin türüne göre değişir.

  1. Mükrehin, ikrah altında yapması vâcib olan fiiller: Örneğin mükrehin  domuz eti yemeye, içki içmeye zorlanması, bu türdendir. Mükreh, eğer zorlandığı bu tür fiilleri yapmaz da ölür veya bir organını kaybederse  günahkâr olur. Çünkü Allah, zaruret durumlarında bu tür şeyleri yemeyi ve içmeyi mübah kılmıştır.
  2. Mükrehin, ikrah altında yapması mübah olan fiiller: Örneğin mükrehin  inkar etmeye zorlanması, başkasının malını yemeye zorlanması bu türdendir. Mükrehin, zorlandığı bu fiilleri yapması mübahtır. Yapmayıp sabreder ve bunun sonucunda hayatını veya bir organını kaybederse günah işlemiş olmaz, aksine sevap kazanır. Başkasının malına zarar vermeye zorlanması halinde zarar verirse bu durumda tazmin ile sorumlu olan mükreh değil, mükrihtir.
  3. Mükrehin, ikrah altında hiçbir şekilde yapması caiz olmayan fiiller:
    Örneğin haksız yere birini öldürmesi ve zina etmesi, bu türdendir. Hayatını kaybetse bile mükrehin, ikrah altında bu tür fiilleri yapması kesinlikle haramdır, yaptığı takdirde günahkâr olur. Çünkü nasıl kendi canı ve namusu dokunulmaz ise başkasının canı ve namusu da aynı şekilde dokunulmazdır.

Dikkat: Mükreh’in adam öldürmesi halinde, verilecek ceza ve bu cezanın kime  verileceği konusunda fakihler farklı görüşler ileri sürmüştür. Fakihlerin çoğunluğuna göre bu durumda kısas cezası uygulanır. Ancak Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed’e göre kısas cezası, mükrihe uygulanır. Çünkü mükreh, bu durumda bir alet konumundadır. Çoğunluğa göre ise mükrehe uygulanır.Çünkü öldürmesi haram olduğu halde öldüren, mükrehtir.

Ebû Yûsuf’a göre ise ne mükrihe ne de mükrehe kısas uygulanır. Sadece ükrihin, diyet ödemesi gerekir. Bunlar dışında cehalet, hezl (ciddiyetsizlik, şaka), hata ve yolculuk durumları da müktesep arızalar içinde sayılır.

Ancak bunlar ehliyeti ortadan kaldırmayan, ehliyete etkisi son derece sınırlı olan ve bazı hallerde mazeret sayılan durumlardır.

 

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Dumetül Cendel Olayı Nedir? Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Etiketler: ikrah ne demek, ikrah nedir, ikrah, ikrah ne demektir, ikrah durumu ne, ikrahı mülci

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top