Buradasınız: Anasayfa / Sözlük / Hikmet nedir?

Hikmet nedir?

Sponsor Bağlantılar

Hikmet nedir kısaca sözlük Anlamı ve hakkındaki bilgiler
“Hikmet” Nedir? Hikmet kelime anlamı olarak açıklayalım

Hikmet için değişik tarifler getirilmiş, farklı manalar verilmiş. Bunlardan birkaçı şöyle:
“İşleri en doğru ve en uygun biçimde yapmak.”
“Eşyanın hakikatinden bahseden ilim.”
“Eşyada gizli ilahi sırlar ve gayeler.”
“Amelle beraber ilim.”
“Faydalı ilim ve Salih amel.”
“İnsandaki akıl kuvvetinin istikamet üzere ve aşırılıklardan uzak olma mertebesi”

Bunlar içerisinde en yaygını “sır, gaye, fayda” manası. “Bu işin hikmeti nedir?” denildiği zaman,” Bundan maksat nedir? Bilemediğimiz ne gibi gizli sırlar taşıyor?” manası akla gelir. O halde, bir iş yapılacak ve ondan bir fayda hasıl olacaktır ki hikmet tahakkuk etsin.

Bu düşünce bizi hikmetin, “amelle beraber ilim” tarifine götürür. İslam alimleri, yalnız başına ilmi, hikmet kabul etmezler. İlimle amel edilmesini, bu ilmin uygulama sahasına konulmasını ve faydalı sonuçlar vermesini şart koşarlar.

Eşyanın hakikatinden ve gayesinden söz ettiği için felsefeye “ilm-i hikmet” deniliyor. Ama bir felsefeci bu çalışmaları sonunda ortaya insanların tatbik edecekleri bir hayat anlayışı, bir ahlak düzeni koymuyorsa, bu hakiki manasıyla hikmet değildir.

“Hikmet: ilim ve onunla ameldir. Her ikisini Cem edemeyene hakim denmez.” Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanın hikmet ehli olması, Rabbinin razı olduğu bir kul olmasına bağlı… Onu razı etmedikten sonra, onun yarattığı varlıkları incelemek ve bunların insanlara faydalarını araştırıp ortaya çıkarmak hikmet ehli olmak için kafi değil… Kuran’daki gizli sırları anlayan fakat hayatına tatbik etmeyen bir insan düşünelim. Bu insan alimdir, ama hakim değildir. Kainat kitabını Allah namına okumayan ve ondan bu yönüyle faydalanmayan kimselerin hali de berikilerden farklı değil…

Hikmetin “peygamberlik” manası da var. Peygamberlik müessesesi ilahidir. O Allah elçileri, kainat kitabını hem okumuş, hem okutmuşlar ve insanlardan, Allah’ın emriyle, birtakım vazifeler istemişlerdir. Bütün eşyanın hikmetle yaratıldığını, her birinin bir, hatta binler vazifesi bulunduğunu insanlık alemine iyice bellettik ten sonra, bütün bu mahlukatın kendisine hizmet ettiği insanın büyük bir vazifesi olması gerektiğini, aksi halde bütün bu hikmetli eşyanın gaye sizliğe, başıboşluğa ve hiçliğe hizmet etmiş olacağını kalplere iyice yerleştirmişlerdir. Onun için, gerçek hikmet felsefede değil nübüvvettedir. Çünkü nübüvvet mektebinde ilimle amel birlikte okutulur. Ve bu mektepte eşyanın hikmeti, doğrudan doğruya, o eşyanın yaratıcısından öğrenilir. Tahmine, faraziyeye, şahsi ve indi görüşlere gerek kalmaz.

Nur Külliyatında eşyanın üç tane yüzü olduğundan bahsedilir: “Allah’ın esmasına ayine olan yüz”, “ahirete bakan yüz” ve “o mahlukun kendi varlığına ve hayatına bakan yüz”

Biz hikmet denilince daha çok bu üçüncü madde üzerinde dururuz. Elmaya faydalı, dikene faydasız deriz. Birincideki hikmeti rahatlıkla okuruz, yahut okuduk zannederiz, ama ikincinin yanına yaklaşamayız.

Hikmet, her sahada olduğu gibi insanlara gerçekleri tebliğ etmekte de en büyük esastır. Hikmetsiz yapılan, yani zaman ve zeminini bulmayan; şefkat esasına oturmayan; ilimden medet almayan ve en önemlisi, anlatılanları en ileri seviyesiyle yaşama şartından mahrum bir tebliğ netice vermez.

Kur’an-ı Kerim’in, “İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle davet et.” (Nahl süresi, 125. ayet) fermanı, İslamın tebliğiyle vazifeli kimselerin hikmet üzere bulunmaları gerektiğini ders verir.

Prof. Dr. Alaaddin Başar

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Allah (C.C) Ne Demektir Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Etiket: hikmet nedir

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top