Buradasınız: Anasayfa / Sözlük / Abdurrahman Bin Rüstem Kimdir

Abdurrahman Bin Rüstem Kimdir

Sponsor Bağlantılar

ABDURRAHMAN b. RÜSTEM Hakkında Ansiklopedik Bilgi

(ö. 171/787) Kuzey Afrika’deki îbâzîler’in imamı ve Rüstemîler hanedanının kurucusu. Aslen İranlı olup Tunus’ta doğdu. Ba­basını küçük yaşta kaybettiği için üvey babasının yanında büyüdü. Daha sonra onunla birlikte Kayrevan’a giderek ora­ya yerleşti. Kayrevan’da Hârici görüş­lerini benimsedi ve İbâzîler’in “Hameletü’1-ilm” adını verdiği beş dâî’den bi­ri olarak propaganda maksadıyla Bas­ra’ya gitti. İbâzîler’in önde gelen sima­larından ve Basra”daki İbâzî cemaati­nin lideri olan Ebü Ubeyde tarafından Mağrib’e gönderildi. İbâziyye’nin İfrîkıyye’deki ilk dâîsi olan Ebü’I-Hattâb Abdüla’lâ b. Semh el-Meâfırî. 757 yı­lında İbâzî imamı olarak biatları kabul ettikten sonra Abbasî hakimiyetindeki Trablus üzerine hücum ederek şehri ele geçirdi. Daha sonra sırasıyla Kâbis ve Kayrevan’a hâkim oldu ve Abdurrah­man b. Rüstem’i Kayrevan’a vali tayin etti (758).

761 yılındaki Abbasî istilâsından he­men sonra Süfriyye Hâricîleri’ne men­sup liderlerin önderliğinde Benî İfren kabileleri Kuzeybatı Cezayir’de büyük bir nüfuz kazandılar. Bu kabileler Arap fetihleri sırasında Trablus’ta bugün Yafran denilen yerdeydiler. Arap fetih­leri sebebiyle batıya doğru göç ederek Avrâs bölgesinde yerleştiler. Fakat bu kabilenin bir kolu her nasılsa Trablus’ta kalarak İbâzî fikirlerini benimsemişti. Arap istilâsı bir grup İbâzi-Berberi ka­bileyi Trablus ve Güney Tunus’tan Ce­zayir’e göçe zorladı. Aynı şekilde Benî İfren de Avrâs’tan Kuzeybatı Cezayir’e göç etmek mecburiyetinde kaldı. Mağî-le adlı başka bir Berberi kabilesi tara­fından desteklenen Benî İfren, Ceza­yir’deki Abbasî hâkimiyetine karşı en kuvvetli muhalif güç olarak ortaya çıktı. Bu gelişmeler üzerine Halife Ebû Ca’fer el-Mansûr, Muhammed b. Eş’as el-Huzâryi Mısır valiliğine tayin ederek böl­gedeki isyanları bastırmasını istedi. O da Avvâm b. Abdülazîz el-BecelFyi İfrîkıyye’ye gönderdi. İbâzîler’in İfrîkıyye’deki imamı Ebü’I-Hattâb, Abbasî kuv­vetlerine karşı harekete geçti ve onları ağır bir yenilgiye uğrattı. Muhammed b. Eş’as gönderdiği ikinci ordunun da yenilmesi üzerine bizzat sefere çıktı ve çetin bir savaştan sonra Ebü’l-Hattâb’ı mağlûp ederek Kayrevan’a girdi (761). Abdurrahman b. Rüstem, Muhammed b. Eş’as’m eline düşmekten kurtula­rak ileri gelen bir grup İbâzî ile Ceza­yir’e çekildi ve Cebelicezzül’a yerleşti.

Buradaki faaliyetleriyle binlerce kişiyi etrafına topladı. Abbâsîler’in İfrîkıyye valisi Ömer b. Hafs Hezârmerd’in Kayrevan’ı boşaltması üzerine. Abdurrahman’a bağlı İbâzîlerle etraftaki diğer Hâricî-Süfrî Berberi kabileleri, İmâmü’d-difâ’ Ebû Hatim Ya’küb b. Habîb el-Melzüzrnin emrinde Abbâsîler’e karşı bü­yük bir isyan başlattılar (768). Ebü’l-Hâtim, İfrîkıyye Valisi Ömer b. Hafs’ı öldür­mek suretiyle Tubne (Tobna) ve Kayrevan’ı Abbâsîler’in elinden aldı (154/770-71). Fakat Ömer b. Hafs’ın yerine gönderilen Yezîd b. Hatim, 60.000 kişi­lik büyük bir ordu ile İbâzîler’i Trablus yakınlarında bozguna uğrattı ve Ebü Hatim 9000 taraftarıyla birlikte öldü­rüldü (7 Mayıs 772). Bu mağlûbiyet, bazı İbâzîler’in Trablus ve Tunus’taki ana­yurtlarını terkederek daha önce Cezayir’e geç etmiş olan İbâzî kabilelerine katılmalarına sebep oldu. Cezayir’de toplanan Berberîler. Trablus İbâzîleri’nin Abbasîler karşısında ikinci defa ye­nilgiye uğramalarından sonra Abdurrahman b. Rüstemin yanına giderek İmam Ebü’l-Hattâb1 in ondan memnun olduğunu, bu sebeple kendisini imam seçmek istediklerini söylediler. O da emirlerine itaat etmeleri şartıyla bu gö­revi kabul etti ve ittifakla imam seçildi (160/776-77!. Böylece tarihe Rüstemîler adıyla geçecek olan hanedanın da temelleri atılmış oldu.

Abdurrahman’ın imam seçilmeden önce Cezayir’deki faaliyetleri hakkında bilinen tek şey, 15.000 İbâzi askerini Tubnedeki Abbâsf karargâhına sevket-miş olmasıdır. Onun imam seçilmesiyle Cezayir Trablus’un yerini aldı ve İbâzî imamlığının merkezi oldu. Bu aynı za­manda Süfriyye ve Benî İfren’in Ceza­yir’deki hâkimiyetinin sona ermesi de­mekti. Onlar söz konusu tarihten itiba­ren Abdurrahman ile akrabalık kurarak onun emrine girdiler. Kuzey Afrika İbâ-zîleri de onun etrafında toplandılar. Ab­durrahman imam seçildikten kısa bir süre sonra, eski bir Roma yerleşim mer­kezi olan Tiart’e 10 km. mesafede Tâhert şehrini kurdu. Tâhert. imamın bu­lunacağı bir üs ve karargâh olarak dü­şünülmüş ve müstahkem surlarla çev­rilmişti. Şehirde el-Masûme adıyla bir de kale inşa edildi. Tunus ve Trablus’­tan gelen birkaç İbâzî kabilesi de Tâhert civarına yerleştirildi. Daha sonra Levâte. Hevvâre. Zevâga, Matmata. Zenâte ve Miknâse kabilelerine mensup bazı gruplar da Tâhert çevresine yerleşmeye başladılar. Böylece Tâhert Kuzey Afrika İbâzîliği’nin merkezi, Abdurrahman da Tâhert İbâzî imamlarının ilki oldu.

Abdurrahman on bir yıl imamlık yap­tıktan sonra öldü. Öleceğine yakın, ileri gelen kişileri ve âlimleri toplayıp ken­dinden sonraki imamı seçme görevini altı kişilik bir şûraya havale etti. Bu şûra Mes’ûd el-Endelüsi’yi imam seç­meyi kararlaştırdı. Fakat o imam olmak istemediği için tekrar toplanıp Abdurrahman’ın oğlu Abdülvehhâb’ı imam seçtiler. Abdurrahman’ın devri huzur ve sükûn içinde geçti, zamanında hiçbir ayaklanma olmadı. O herkes tarafından sevilir ve sayılırdı. Darbımesel olacak kadar nezih bir hayatı vardı; aynı za­manda büyük bir âlimdi. Günümüze in­tikal etmeyen bir tefsiri ve hutbelerini topladığı bir mecmuası olduğu rivayet edilmektedir. [410]

Bibliyografya

1- İbnü’s-Sağîr, Ahbârü’l-e’immeti’r-Rüstemiy-yîn (nşr. Muhammed Nasır-ibrahim Behhâz), Beyrut 1406/1986.
2- Ebû Ubeyd el-Bekrî. Description de İAfriçue Septentrionale (trc. M G. de Slane), Cezayir 1913.
3- İbn İzârî. el-Beyânul-muğrib (nşr. R. Dozy), Leiden 1848-51.
4- Yâküt. Mu ‘cemü’l-buldan, Beyrut, ts. (Dârü’l-Küttâbi’l-Arabî), II, 7-9.
5- İbnü’1-Esîr, et-Kâmit (nşr. C. I. Tornberg), Leiden 1851-76-Beyrut 1399/1979.
6- İbn Haldun. el-‘İber, Bulak 1284-Bey­rut 1399/1979.
7- Süleyman el-Bârûnî, Muhtasaru Târîhi’l-İbâzıyye, Tunus 1357/1938.
8- E. de Zambaur, Manuel de Guneatogie et de Chronologie Pour t’Histmire de l’lslam, Hanover 1927.
9- Ziriklî, et-A’lam, Kahire 1373-78/1954-59.
10- Lothrop Stoddard, Hâzirü’l-âtemi’t-İslâmî (nşr. Accâc Nüveyhid, nşr. Şekib Arslan), Beyrut 1394/1973.
11- Ali Yahya Muammer, el-İbâztyye fi’l-Cezâ’ ir, Kahire 1399/1979.
12- Charles Andre Julien. Histoire de İAfrique du Nord: Tunisie-Algeria-Maroc, Paris 1980.
13- Seyyid Abdülazîz Salim. TSrîhu’i-Mağrib fi’l-‘asrı-İslâmî, İskenderiyye 1982.
14- E. Ruhi Fığlalı. Ibâdiye’nin Doğuşu ve Görüşleri, Ankara 1983.
15- Jamil M. Abu’n-Nasr, A History of the Maghrib in the Islamic Period, London 1987.
16- A. De Motylinski, “Ebüîhattâb”, IA, IV, 83-84.
17- Georges Marçais, “Rüstemîler”, iA, IX, 802.
18- T. Lewicki, “Abu’l-Khattâb”, Et2 (Fr), I, 138.
19- T. Lewicki, “Al-Ibadiyya”, El2(Fr), III, 675-678. [411] Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Abdurrahman Paşa Camii Hakkında Ansiklopedik Bilgi Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top