Buradasınız: Anasayfa / Sorular ve Cevaplar / Şafi mezhebine göre tilavet secdesi ile ilgili hükümler nelerdir ?

Şafi mezhebine göre tilavet secdesi ile ilgili hükümler nelerdir ?

Sponsor Bağlantılar

Şafi mezhebine göre tilavet secdesi ile ilgili hükümler nelerdir ?

Kur’ân-ı Kerîm’deki secde âyetlerinden biri okunduğunda okuyan, dinle­yen ve işitenlerin yaptıkları secdeye tilâvet secdesi denir. Bu secdenin yapıl­ması sünnettir.

 

Hanefî mezhebine göre tilâvet secdesinin yapılması vaciptir.

 

Tilâvet secdesiyle ilgili olarak Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bir âyette şöyle buy ru I m aktadır: “Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar i” Inşikak 84/21.

 

Tilâvet secdesinin sünnet oluşuna delil olarak Abdullah b. Ömer (r.a) şöy­le bir rivayette bulunmaktadır:

 

‘Peygamber (s.a.v) Kur’an okurken içinde secde âyeti bulunan bir sûre­ye geldiğinde secde ederdi. Biz de kendisiyle birlikte secde ederdik. Öyle ki, bir kısmımız alnını koyacak yer bulamazdı. Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki:

 

Âdemoğlu secde âyetini okuduğunda secde ederse, şeytan ağlayarak oradan uzaklaşır ve şöyle der: Eyvah! Âdemoğlu secde etmekle emrolundu, secde etti; ona cennet var. Ben de secde etmekle emrolundum, ama isyan et­tim; bana da ateş var.’(Müslim, İmân, 133; ibn Mâce, İkame, 70.)

 

Kur’ân-ı Kerîm’deki secde âyetlerinden birinin okunması halinde secde etmenin sünnetliği hususunda müslümanlar icmâ etmişlerdir.

 

Tilâvet secdesinin şartları

 

Tilâvet secdesiyle ilgili şartları şöyle sıralayabiliriz:

 

1.  Kur’ân-ı Kerîm, meşru bir şekilde okunmuş olmalıdır. Cünüp kişinin okuması gibi haram veya namaz kılmakta olan kişinin rükû halinde okuması gibi mekruh bir okuyuş ise, ne okuyanın ne de dinleyenlerin secde etmeleri gerekir.

 

2.  Secde âyeti, okuma kastıyla okunmuş olmalıdır. Secde âyetini unuta­rak okumaktan veya cd yahut kasette dinlemekten ötürü secde etmek gerek­mez.

 

3.  Secde âyetinin tamamı okunmuş olmalıdır. Bir kısmının okunmasın­dan dolayı secde etmek gerekmez.

 

4.  Secde âyeti, Fatiha sûresini okumaktan âciz biri tarafından Fatiha ye­rine okunmuş olmamalıdır.

 

5.  Taharet, kıbleye yönelme gibi namaz için şart olan hususlar, tilâvet secdesi için de şarttır. Bu şartlar genelde hem namaz kılanda hem de diğer­lerinde aranır. Ancak namaz kılan için iki şart daha gereklidir:

 

a)  Secde âyetini, secde etmek kastıyla okumamalıdır. Bu maksatla okur da kasıtlı olarak ve aynı zamanda hükmünü bilerek secde ederse namazı bo­zulur. Yalnız cuma günü sabah namazında secde sûresini okumak bundan is­tisna edilmiş olup sünnettir. Dolayısıyla bu namazda secde etmek de sünnettir.

 

İmamın tilâvet secdesi meşru ise, kendisine uyarak namaz kılmakta olan kişinin de onunla birlikte secde etmesi vacip olur. Hükmünü bildiği halde ka­sıtlı olarak bu hususta imama uymayan kişinin namazı bozulur.

 

b)  Namaz kılmakta olan kişi, secde âyetini bizzat kendisi okumuş olmalı­dır. Secde âyetini başkası okuyup secde etse bile kendisi secde etmez. Hük­münü bildiği halde kasıtlı olarak secde ederse namazı bozulur.

 

Cenaze namazını kılmakta olan kişi, secde âyetini okusa bile secde et­mez.

 

Hutbe okuyan kişi ise, secde âyetini okumakla secde eder. Dinleyiciler secde ederlerse, hutbeden kopup ayrılmış olurlar ki bu da onlar için haramdır.

 

6. Secde âyetinin okunmasıyla secde arasındaki fasıla uzun olmamalıdır. Âyetin okunmasından sonra araya uzun bir fasıla girerse, artık secde etmekgerekmez. Uzun fasıla, normal kılışla iki rek’at namaz kılacak kadar bir za­mandır.

 

7. Secde âyetinin tamamını bir kişi okumuş olmalıdır. Meselâ âyetin bir kısmını bir kişi, diğer kısmını da başka bir kişi okursa secde etmek gerekmez.

 

Tilâvet secdesinin yapılışı

 

Tilâvet secdesini ifa edecek olan kişi namaz içinde veya namaz dışında olabilir. Namaz dışındaysa, tilâvet secdesi için kalbiyle niyet etmenin yanı sı­ra diliyle de niyet etmeli, sonra iftitah tekbirini alıp namaz secdesi gibi bir sec­de etmeli, sonra oturmalı, ardından da selâm vermelidir. Buna göre namaz dı­şındaki kimseler için tilâvet secdesinin rüknü beş tanedir:Namaz kılmakta olan bir kişi secde âyeti okursa, namazdayken secde eder; secdesi de iki şeyle gerçekleşir:

 

1. Niyet. Bu niyetin sadece kalp ile yapılması gerekir. Dil ile yapılması na­mazı bozar.

 

2.  Namaz secdesi gibi bir secde edilmelidir. Namazdaki kişi, imama uya­rak namaz kılmakta olan biriyse niyet etmesi gerekmez. İmamın niyet etmesi kendisi için de yeterli olur. Namazda olmayan bir kişinin, niyet ederken niye­tini iftitah tekbirine bitiştirmesi şarttır. İftitah tekbirini alırken elleri kaldırmak sünnettir. Secdeye varırken ve secdeden kalkarken tekbir almak, secdede dua etmek, birinci selâmdan sonra ikinci selâmı vermek sünnettir. Secdedey­ken üç defa “Sübhâne rabbiye’l-a’lâ” denilebileceği gibi şu duanın okunması da müstehaptır. (Şirbînî, Mugni’l-Muhtâc, 1/446.)

 

 

“Yüzüm, kendisini güç ve kudretiyle yaratan, şekillendiren, göz ve kula­ğın yerini yarıp (bu organları yerli yerince yerleştiren) Allah’a secde etti. Alla-hım! Bu secde sebebiyle bana kendi katında sevap yaz ve yine bu secde sebebiy’e günahlarımı sil. Bu secdeyi kendi katında benim için azık kıl. Bu sec­deyi kulun Davud’dan (a.s) kabul buyurduğun gibi benden de kabul buyur.”Şunu da belirtelim ki, tahiyyetü’l-mescid namazı yerine geçerli olan şey­ler, tilâvet secdesi yerine de geçerli olurlar. Tilâvet secdesi yapmayan kişi, onun yerine şu duayı dört defa okumalıdır:

 

 

“Sübhânellahi velhümdü lillahi velâ ilahe illallahu vallahu ekber velâ hav­le velâ kuvvete illâ billahi’l-aliyyi’l-azîm.”Kişi abdestli olsa bile secde etmeyip bu duayı dört defa okursa, bu onun için yeterli olur. (Zühaylî, ehFıkhül-İslâmî, 2/1136.)

 

Hanefî mezhebine göre tilâvet secdesi şöyle yapılır: Abdestli halde kıble­ye yönelerek tilâvet secdesi niyetiyle eller kaldırılmaksızın “Allahüekber” diye­rek secdeye varılır. Secdede üç defa “Sübhâne rabbiye’l-a’lâdedikten sonra “Allahüekber” diyerek kalkılır. Secdeden sonra selâm verilmez.

 

Secde âyetleri

 

Kur’ân-ı Kerîm’de geçen secde âyetleri, aşağıdaki çizelgede de gösteril­diği gibi on dört tanedir: (Nevevî, el-Mecmû 3/553.)

 

” Hanefî mezhebine göre bu, secde âyeti değildir. Hanefîler bunun yerine Sâd sûresinin 24. âyetinin secde âyeti olduğunu söylemişlerdir.

 

1. A’râf sûresinin 206. âyeti:

 

 

3. Nahl sûresinin 49. âyeti:

 

 

4. İsrâ sûresinin 109. âyeti:

 

 

5. Meryem sûresinin 58. âyeti:

 

 

9. Nemi sûresinin 25. âyeti:

 

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Hanefi Mezhebine Göre Sehiv Secdesini Gerektiren Haller nelerdir ? Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Etiketler: secde ayetinin sırları ve fazileti, tilavet secdesi ilgili

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top