Buradasınız: Anasayfa / Sorular ve Cevaplar / Şafi mezhebine göre nafile namazlar ile ilgili hükümler nelerdir?

Şafi mezhebine göre nafile namazlar ile ilgili hükümler nelerdir?

Sponsor Bağlantılar

Şafi mezhebine göre nafile namazlar ile ilgili hükümler nelerdir?

 

Mükellefin farz namazlardan fazla olarak ve kesin bir emre dayanmaksı­zın kılması istenen namazlara nafile namaz denir. Bunlar ya farz namazların öncesinde veya sonrasında kılınan sünnetler gibi farzlara bağlı (revâtib) olur­lar, ya da güneş veya ay tutulması esnasında kılınan namazlar, teravih ve is-tiska (yağmur duasına çıkılırken kılınan) namazı gibi farzlara bağlı olmazlar.Farzlara bağlı nafileler, müekked olanlar ve müekked olmayanlar şeklin­de iki kısma ayrılırlar. Müekked olanlar şunlardır:

 

Sabahın iki rek’atlık sünneti

 

Bunun vakti, sabah namazının vaktidir. Yani fecr-i sâdıkın doğuşundan güneşin doğuşuna kadardır. Bunu, vaktin çıkmasından veya cemaatin kaçırıl­masından korkulmadığı takdirde farzdan önce kılmak sünnettir. Şayet anılan durumların vukuundan korkulursa önce farz, sonra da bu iki rek’atiık sünnetin kılınır ki, bunda da hiçbir mekruhluk yoktur. Eğer sabah namazını kılmadan güneş doğarsa, bunları kaza etmek gerekir.Öğle ve cuma namazlarının farzlarından önce kılınan iki rek’atlık namaz da müekked sünnetlerdendir. Aynı şekilde bu iki namazın farzlarından sonra kılınan iki rek’atlık namaz da müekked sünnetlerdendir. Öğleyi kılmayan kişi­nin cumadan sonra iki rek’at namaz kılması sünnettir. Aksi takdirde öğle sün­netini bunun yerine kılmak, sünnet yerine geçmez.Akşam namazının farzından sonra kılınan iki rek’atlık namaz da müekked sünnettir. Bunun birinci rek’atında Fâtiha’dan sonra Kâfirûn, ikinci rek’atınday-sa yine Fâtiha’dan sonra İhlâs sûresinin okunması sünnettir. Yatsı namazının farzından sonra kılınan iki rek’atlık namaz ile vitir namazı da müekked sünnet­lerdendir.

 

Hanefî mezhebine göre vitir namazı vaciptir.

 

Vitir namazının en azı bir rek’attır. Kemal derecesine varmanın en alt sı­nırı üç, en üst sınırı ise on bir rek’attır. En faziletlisi, bu namazın her iki rek’atında bir selâm vermektir.Vitrin vakti, yatsı namazından hemen sonra başlar. Yatsı namazı, cem’-i takdîm şeklinde akşam namazıyla birlikte akşam vaktinde kılınsa bile, vitrin vakti yatsı namazından hemen sonra başlar. Vakti, fecr-i sâdıkın doğuşuna kadar devam eder. Bu vakte kadar kılınmadığı takdirde kazaya kalmış olur.Müekked olmayan nafilelere gelince, bunlar on iki rek’attır. Önce saydı­ğımız nafilelerden ayrı olarak; öğleden önce iki, öğleden sonra da iki rek’at. Bunlar ratibe olmakla birlikte müekked sünnet değildirler. Bu hususta cuma namazı da öğle namazı gibidir.İkindi namazından önce dört, akşam namazından önce de iki rek’at. Bun­ların, müezzinin ezanına karşılık verdikten sonra hafif bir surette kılınmaları sünnettir. Bu hususta sevgili Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle bu­yurmuştur: “Her iki ezan arasında namaz vardır.”( Buhârî, Ezan, 14-16; Müslim, Müsâfirîn, 304; Ebû Davud, Tetavvu’, 11.)

 

Bu hadiste geçen iki ezan kelimesiyle ezan ve kamet kastedilmiştir.

 

Yatsı namazından önce kılınan iki rek’atlık namaz da müekked olmayan sünnetlerdendir.(Zuhaylî el-Fıkhu’l-İslâmî, 2/1082.)

 

Namazdan sonra yapılacak zikirler

 

Farz namazların kılınmasından sonra bazı özel dua ve tesbihatın yapıl­ması sünnettir Meselâ beş vakit namazın sonunda otuz üçer defa “sübhânel-lah”, “elhamdülillah”, “Allahüekber” demek sünnettir.

 

Farz namazla sünnet namaz arasına, söz konusu zikir ve dualarla tesbi-hatı yaparak fasıla koymak sünnettir. Bunun için de farz namaz kılındıktan he­men sonra üç defa “estağfirullah” demeli ve bunun peşi sıra da,

 

 

demeli, bunun ardından Âyetü’l-kürsî okumalıdır. Âyetü’l-kürsî okumanın fazileti hakkında sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Her farz nama­zın ardından Âyetü‘l-kürsî okuyan kişinin cennete girmesine ölümden başka bir engel yoktur.” (Taberânî, el-Mu’cemü‘l-Kebîr, 8/114.)

 

Âyetü’l-kürsî’yi okuduktan sonra otuz üçer defa “sübhânellah, elhamdülil­lah, Allahüekber” diyerek teşbih çekmelidir. Bununla ilgili bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle bir müjde vermektedir:

 

“Namazların ardından otuz üç kere sübhânellah, otuz üç kere elhamdülillah ve otuz üç kere de Alla­hüekber diyerek teşbih eden (böylece doksan dokuz sayısını) yüze tamamlar­ken de ‘Allah’tan başka ilâh yoktur. O, birdir, ortağı yoktur, mülk O’nundur, O her şeye güç yetirendir’ derse, günahları deniz köpüğü kadar da olsa bağış­lanır. “ (Müslim, Salât (597), 1/418.)

 

Bütün bunlardan sonra da şu dua okunmalıdır:

 

 

Bundan sonra da eller semaya kaldırılarak içten gelen her türlü dua ya­pılır ve böylece farz namaz tamamlanmış olur. Daha sonra, varsa farza bağ­lı olan nafile namaza başlanır.(İbn Âbidîn, Reddü‘l-Muhtâr, 1/530.)

 

Hanefî mezhebine göre bu dualar farzla nafile arasında değil, varsa farza bağlı nafile namaz da kılındıktan sonra okunmalıdır. Çünkü farzla nafile arası­na dua ve tesbihatın konulması tenzîhen mekruhtur. Ancak farzdan sonra,

 

 

duasını okuyacak kadar bir fasıla koymakta sakınca yoktur.

 

Farzın cemaatle kılındığı yerde nafile kılınması

 

Farz namazı kılan kişinin, namazını tamamladıktan sonra nafile kılmak için yer değiştirmesi sünnettir. Ancak kalabalık ve benzeri sebeplerden ötürü yer değiştirmesi zor olursa, “Farz namazı sona erdirdim” demek gibi namaz amelleri dışında bir söz söyleyerek farzdan ayrıldığını ifade etmesi ve bundan sonra kılmak istediği nafile namaza başlaması sünnettir.

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Şafi mezhebine göre akika kurbanı ile ilgili hükümler nelerdir? Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top