Buradasınız: Anasayfa / Sorular ve Cevaplar / Şafi Mezhebinde Namazı Kısaltmaya Engel Olan İkamet Niyeti

Şafi Mezhebinde Namazı Kısaltmaya Engel Olan İkamet Niyeti

Sponsor Bağlantılar

Namazları Kısaltmaya Engel Olan İkamet Niyeti

Yolculuk halindeki bir kişinin ikamete niyet etmesi, namazları kısaltarak kılmasına engel teşkil eder.Yolcu, vardığı beldede giriş ve çıkış günleri hariç, dört tam gün ikamete niyet ederse artık namazlarını tam olarak kılar, kısaltması caiz olmaz. Bundan az bir süre için ikamete niyet eder veya hiçbir niyette bulunmazsa, bilfiil dört gün ikamet etse dahi namazı kısaltarak kılabilir. Bu, yolcunun ikamet mahal­linde kalmaya ihtiyacının bulunmaması halinde söz konusu olan bir hüküm­dür. Ama ikamet mahallinde kalmaya ihtiyacı varsa ve oradaki işinin dört gün­den önce tamamlanamayacağını kesinlikle biliyorsa, orada niyet etmeksizin de olsa kalıp beklemesiyle seferîlik hükmü sona erer. Oraya ulaşınca ikame­te niyet etmese de mukim sayılır. Orada dört tam gün kalacağını kesin olarak bilmez de işi uzarsa, on sekiz gün süreyle namazlarını kısaltarak kılar.

Hanefî mezhebine göre peş peşe tam on beş gün ikamete niyet eden ki­şinin, namazını kısaltması caiz olmaz. Ama bu süreden bir saat bile olsa da­ha az müddetle ikamete niyet eden kişi mukim sayılmaz. Seferî olduğundan ötürü dört rek’atlık farz namazlarını kısaltarak kılması gerekir. Sefer mesafe­si kadar bir yere gitmeye niyet eden kişi, bu yolculuğunu tamamlamadan dö­nerse, sırf dönüşe niyet etmekle namazlarını tam olarak kılması gerekir.

Sefere çıkılırken, namazı kısaltmaya başlamanın mubah olduğu yere geri dönülmesi esnasında artık namazlar kısaltılamaz, tam olarak kılınmaları gere­kir. Bu yer, seferî kişinin vatanı olsa da olmasa da aynı hüküm söz konusudur.Vatan, kişinin yaz kış sürekli olarak ikamet ettiği yerdir. Seferdeki bir kişi, ihtiyaçtan dolayı olsun olmasın vatanına geri döndüğünde, ikamete niyet etse de etmese de seferîlik hali sona erer. Geri dönüş esnasında vatanına ulaşın­caya kadar namazlarını kısaltarak kılar.Geri dönüşü vatanından başka bir beldeye ise ve bu dönüşü de bir ihti­yaca dayanmıyorsa, menzile varmadan sefer hükmünü kesecek miktardaki bir ikamete niyet etmedikçe seferîliği ortadan kalkmaz. Ancak bu niyeti yapar­ken sakin olup yürüyüş halinde olmamalı, başkasının sevk ve idaresinde ol­mayıp kendi başına karar verme yetkisine sahip olmalıdır. Bu niyeti yaptıktan sonra sırf menzile varmakla seferîliği sona erer. Mezkur ikamete niyet etme­yince seferîliği sona ermez. Ancak şu iki durum bu hükmün dışındadır:

1. Bilfiil mezkûr ikamette bulunmak.

2. Bahsedilen menzile vardıktan sonra orada ikamete niyet etmek.

Kendi vatanından başka yere dönen kişinin dönüşü bir ihtiyaca dayan-maktaysa ve orada kişinin dört günden önce tamamlanmayacağını kesin ola­rak biliyorsa, ikamete niyet etmese bile sırf oraya varıp yerleşmekle seferîliği sona erer. Ama işinin dört günde tamamlanacağını bilirse seferîliği sona er­mez ve o beldede bulunduğu süre zarfında namazlarını kısaltarak kılar.Bu anlattıklarımız, seferî kişinin bütün zaman boyunca işinin tamamlana­cağı beklentisi içinde olmamasıyla ilgilidir. Fakat bütün zaman boyunca işinin tamamlanacağı beklentisi içinde olursa seferîliği sona ermez ve tam on sekiz gün müddetle namazlarını kısaltarak kılabilir. Dönmeye niyet etmek de vata­na dönmek gibidir. Ancak bu niyeti yaparken yürüyüş halinde değil, sükûnet halinde bulunmak gerekir.Seferî kişinin kendi vatanından başka bir yere dönmeye niyet edişine ge­lince bu dönüş, eğer bir ihtiyaca dayanıyorsa seferîliği sona ermez. Dönüp dönmemekte tereddüt etmek de dönmek gibidir.

Sorularla İslamiyet

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Şafi Mezhebinde Namazı Kısaltmanın Şartları Nelerdir ? Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top