Buradasınız: Anasayfa / Sorular ve Cevaplar / Istıslah Ne Demektir

Istıslah Ne Demektir

Sponsor Bağlantılar

Fıkıhta Istıslah kavramı nedir kısaca sözlük anlamı.
ISTISLÂH NEDİR?

Kısaca Tanımı
Barışmak, sulh olmak anlamlarına gelen ıstıslâh, fıkıh usûlü terimi olarak, mesâlih-i mürsele delilini benimseyip kullanmak demektir.

Konuyu ayrıntılı bir şekilde aşağıya sıraladık.

Istıslâh (Mesâlih-i Mürseleyi Dikkate Alma)

Istıslah, genel olarak maslahat-ı mürseleyi dikkate alma, ona göre hüküm
verme anlamına gelir. Maslahat, asıl itibariyle, yararı sağlama (celb-i
menfaat) veya zararı gidermeden (def-i mazarrat) ibarettir. Gazzâlî,
maslahatın bu anlamının halkın amaçlarına göre olduğunu, kendisinin ise
maslahat sözüyle ‘Şer‘in amacını koruma’ anlamını kastettiğini belirtir.
Şer‘in insanlara ilişkin olarak amacı, onların din, can, akıl, nesil ve mallarını
korumak olmak üzere beş noktada toplanabilir. İşte bu beş temelin
korunmasını içeren her şey maslahat, bu beş temeli ortadan kaldıran her şey
de mefsedet olup, bu mefsedetin giderilmesi maslahattır. Kıyas konusunda
geçen ‘münâsib anlam’ deyimleriyle daha çok bu tür maslahat kastedilir.
İslâm bilginleri İslâm dinindeki hükümlerin, kulların dünyevî ve uhrevî
yararlarını sağlama amacını güttüğü noktasında fikir birliği içindedirler.
Maslahat-ı mürselenin ne olduğunu anlamak için diğer maslahat türlerini
de bilmek gerekir.

Maslahatın Türleri
Maslahat, “mahiyeti ve gücü açısından” ve “Şer‘in itibar edip etmemesi”
açısından olmak üzere iki açıdan taksime tutulmaktadır.
Mahiyeti ve gücü açısından maslahat zarûriyyât, hâciyyât ve tahsîniyyât
olmak üzere üç kısma ayrılır:

1. Zarûriyyât: Din ve dünya işlerinin varlığı için zorunlu olan ve
bunlar olmadığı takdirde fesat ve kargaşanın doğacağı
maslahatlardır. Beş aslın yani din, can, akıl, nesil ve malın
korunması, zaruretler mertebesinde yer alır ve maslahat mertebeleri
içerisinde en güçlü olanı budur.

2. Hâciyyât: Kolaylık sağladığı için ihtiyaç duyulan, bulunmadığı
takdirde genelde sıkıntı ve güçlüklere yol açan maslahatlardır.
Mesela denk biriyle ve eşdeğer mehirle evlendirmek şartıyla veliye
küçükleri evlendirme yetkisinin tanınması bu türden bir maslahattır.
Veliye böyle bir yetki verilmesinde herhangi bir zaruret yoktur.
Fakat kimi maslahatların sağlanması amacıyla buna ihtiyaç
duyulmuştur.

3. Tahsîniyyât: Bir zaruret veya ihtiyaca ilişkin olmamakla birlikte
güzelleştirme, süsleme, kolaylaştırma, gündelik ilişkilerde, âdet ve
muamelelerde en güzel yöntemlerin uygulanması kabilinden olan
konular ise tahsiniyyat mertebesinde yer alır. Mesela temizlik ile
ilgili hükümler, avret yerlerinin örtülmesi, necis olan şeylerin
satımının yasaklanması, cihad esnasında kadınların, çocukların ve
din adamlarının öldürülmemesi bu türden maslahatlardır.

Şâri’in dikkate alıp almaması açısından ise maslahatlar muteber, mülğâ ve
mürsel maslahatlar olmak üzere üç kısma ayrılır:

1. Muteber maslahatlar: Şâri‘in dikkate aldığı ve o doğrultuda
hüküm düzenlediği maslahatlardır. Bu tür maslahatlar hüccettir. Bu
tür maslahat, esas itibariyle, hükmü nassın anlamından (ma’kul)
iktibas etmek demek olan kıyasla ilgilidir. Diğer bir ifadeyle kıyas
işleminde bu tür maslahatlar göz önünde tutulur. Mesela ‘Sarhoş
edici her içecek veya yiyecek, şaraba kıyasla haramdır. Çünkü
şarap, mükellefiyetin temeli olan aklı korumak amacıyla haram
kılınmıştır. Şer‘in şarabı yasaklamış olması, bu maslahatı dikkate
aldığının delilidir’ şeklindeki hükümde, kıyas işlemi Şâri‘in dikkate
aldığı bir maslahat ekseninde yapılmıştır.

2. Mülğâ maslahatlar: Şâri‘in dikkate almadığı, geçersiz saydığı
maslahatlardır. Mesela şarap elde edilmesin diye bağcılığın
yasaklanması bu türden, geçersiz bir maslahattır. Bu yüzden üzüm
yetiştirmenin cevazı yönündeki deliller, böyle asılsız bir maslahata
dayanılarak kaldırılamaz.

3. Mürsel maslahatlar: Geçerli ya da geçersiz kılındığına ilişkin
muayyen bir nassın bulunmadığı maslahatlardır. Usulcüler arasında
tartışma konusu olan maslahat, bu tür maslahattır.

Istıslah ilke olarak karşılaşılan olayın hükmünün naslarda veya icmâ’da
bulunmaması ve kıyas yöntemiyle bulunamaması durumunda devreye girer.
Burada bir olaya ilişkin bir maslahat tasavvur edilmekte, ancak tasavvur
edilen bu maslahatın naslara dayanarak muteber veya mülğa olduğuna karar
verilememesi durumu söz konusu olmaktadır. Esasında ıstıslahın kıyastan
ayrıldığı temel nokta burasıdır.

Özellikle illetin “münasebet” yoluyla bulunması durumu dikkate alındığında kıyas işlemiyle Şâri‘in dikkate aldığı anlaşılan bir maslahatın gerçekleştirilmesine çalışılmaktadır. Istıslahta ise, henüz maslahatın muteber mi mülğa mı olduğu belirlenmiş değildir.

Maslahat-ı mürseleye göre hüküm vermenin caiz olup olmadığı usulcüler
arasında tartışmalıdır. Daha çok İmam Malik ve Malikiler ile son dönemlerde
Hanbelîlerin maslahat-ı mürseleye göre amel ettikleri, diğer ekollerin ve
usulcülerin buna sıcak bakmadıkları yaygın bir kanaattir. Bu yaygın kanaati
paylaşmayan ve bu kanaatin gerçeği yansıtmadığını düşünen usulcüler de
vardır. Bunlara göre ıstıslah, kıyasa başvuran ve münasip vasıf arayışında
olan herkesçe benimsenen bir yöntemdir.

Sahabenin birçok konuda muteberliğine dair bir şahid bulunmaksızın,
yani bu yönde bir emir veya örnek olmaksızın sırf maslahat gerekçesiyle bazı
uygulamalarda bulundukları öne sürülmüş ve buna örnek olarak, mushafın
yazılması, Ebu Bekr’in Ömer’i veliahd tayin etmesi, Ömer’in hilafeti bir
şuraya devretmesi, divanlar oluşturması, para basması gibi hususlar
gösterilmiştir.

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Beraeti Asliyye Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Etiket: istıslah, istislah ne demek, istislah nedir, istihlah ornek, istislaha örnek, maslahatı mülga, MESALEH MÜRSELE NE DEMEK

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top