Buradasınız: Anasayfa / Sorular ve Cevaplar / Fazlurrahman Hakkında Bilgi Verir Misiniz?Eserlerini Okumak Zararlı Mıdır?

Fazlurrahman Hakkında Bilgi Verir Misiniz?Eserlerini Okumak Zararlı Mıdır?

Sponsor Bağlantılar

Fazlurrahman Hakkında Bilgi Verir Misiniz?Eserlerini Okumak Zararlı Mıdır?

Fazlurrahman

21 Eylül 1919’da Hindistan’ın (bugünkü Pakistan’ın kuzeybatısında bulunan) Hazara şehrinde, dindar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Mevlana Şihabuddin, Deobandî (Diyobendî) ekole mensup bir alimdi. Fazlur Rahman, ilk eğitimini babasından aldıktan ve –kendi ifadesiyle– 10 yaşında Kur’an’ı ezberledikten sonra medrese eğitimine başladı. Ailesi 1933 yılında Lahor kentine taşınınca üniversiteye gitti. Bir yandan da babasından aldığı özel eğitimini devam ettirdi ve 1940’ta Pencap Üniversitesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitede yaptığı yüksek lisansını 1942 yılında tamamladı ve aynı yıl bu üniversiteye asistan olarak atandı.

1946-1949 yılları arasında Oxford Üniversitesi’nde doktora çalışması yaparken bir taraftan da İslam felsefesi ile ilgilendi. Bu dönem, Fazlur Rahman’ın geçirdiği zihniyet dönüşümü bakımından bir dönüm noktası olmuştur. Bunu kendisi şöyle ifade eder: “İngiltere’de Oxford Üniversitesi’nde doktora öğrenimi yaptıktan ve Durham Üniversitesi’nde ders vermeye başladıktan sonra, daha önce almış olduğum modern eğitim ile geleneksel eğitimim arasında bir çelişki hissettim. 1940’lı yılların sonu ile 1950’li yılların başlarında felsefe çalışmaktan doğan ciddi bir şüphe dönemi geçirdim. Bu, geleneksel inançlarımı darmadağın etti.”

Doktorasını tamamladıktan sonra Oxford’da Fars Medeniyeti ve İslam Felsefesi hocası olarak ders vermeye başladı; arkasından Durham Üniversitesi’ne, 1958 yılında da Kanada McGill Üniversitesi’ne geçti. Burada üç yıl çalıştıktan sonra Pakistan’da askeri bir darbeyle yönetimi ele geçiren Eyüp Han’ın daveti üzerine Pakistan’a gitti. Eyüp Han’a danışmanlık, İslamî Araştırmalar Enstitüsü’nde idarecilik ve müdürlük yaptı (1961-1968); İngilizce Islamic Studies ve Urduca Fikr-o-Nazar dergilerini çıkardı. Bu enstitü bünyesinde çok sayıda talebeye dersler verdi ve yurtdışına gitme imkânı sağladı.

Burada kaleme aldığı kitap ve makalelerde ortaya attığı görüşler dolayısıyla Pakistan ulemasının büyük tepkisini çekti. Gittikçe artan tepkiler onu 1968 yılında Pakistan’ı terk etmeye zorladı. Amerika’ya gitti; 1969 yılında Chicago Üniversitesi’ne hoca olarak intisap etti ve 26 Temmuz 1988 yılında vefat edene kadar burada İslam Düşüncesi Profesörü olarak çalıştı.

Fikirleri

Özellikle metodolojik (Usul’e yönelik) çalışmalarıyla dikkat çeken ve ağırlıklı olarak akademik camia arasında etkili olduğu gözlenen Fazlur Rahman, Tasavvuf’tan Hadis’e, Fıkıh’tan Kelam’a kadar İslamî disiplinlerin tümü hakkında yenilikçi/modernist bir yaklaşımla kelam etmiş birisi olarak, kendisinden sonraki modernist fikirlere ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

İslam kaynaklarında bildirildiği ve açıklandığı gibi vahyin hem anlam, hem de lafız olarak Hz. Peygamber (s.a.v)’e bir melek vasıtasıyla intikal ettiği konusunda Fazlur rahman’ın ciddi şüpheleri vardır.

Kur’an’ın tarihselliği (içerdiği hükümlerin Hz. Peygamber (s.a.v) dönemine mahsus olup bugün aynen uygulanamayacağı) tezinin alt yapısını teşkil eden bu anlayışı Fazlur Rahman şöyle ifade etmektedir: “İslamî çağdaşçılığın bir anlamı varsa, o da kesinlikle şeriatın muhtevasının değişime, büyük ölçüde ve çok yönlü bir değişime tabi tutulması gerektiğidir. Bu makalede belirtildiği şekilde değişim ilkesi kabul edilirse bu faaliyet hiçbir şeyle sınırlandırılamaz; hatta Kur’an’ın kanun koyan ayetleri dahi bu yeni yorumun kapsamı dışına itilemez. Bu ilkenin tek sınırı ve gerekli çerçevesi, Kur’an’ın sosyal gayeleri, temel ve ahlakî ilkeleridir.”

Değerlendirme: Yukarda kısmen değindiğimiz bazı fikirlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere Fazlurrahman, geleneksel Ehl-i sünnet çizgisine oldukça uzak, bütün İslam alimlerinin ittifak ettiği konularda dahi aykırı düşüncelere sahip bir zattır. Dolayısıyla İslâmî ilimler alanında köklü bilgilere sahip olmayan bir kimsenin bu zatın eserlerini okumakla etkisinde kalması, en azından kafasının karışması kuvvetle muhtemeldir.

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Peygamber Efendimize (asv) Salavat Getirirken Seyyidina Kelimesini Söylemenin Hükmü Nedir? Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Etiketler: fazlurrahman hangi eseri okunmalı

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top