Buradasınız: Anasayfa / Hadis-i Şerifler / Ölüye Ağlamak

Ölüye Ağlamak

Sponsor Bağlantılar

Ölünün Arkasından Ağlamanın Yasak Olduğu ağlama şekli Nasıldır ?

1823- Câbir b. Atik (r.a)’in haber verdiğine göre, Peygamber (s.a.v), Abdullah b. Sabit’i ziyarete geldi. O, ruhunu teslim etmek üzereydi. Seslendi fakat cevap vermeyince (Bakara sûresi 156. ayeti olan): “Varlığımız, Allah içindir, sonun da ona dönecek ve hesaba çekileceğiz.” Ayetini okudu ve şöyle buyurdu: “Ebu’r Rabi’in ölümü üzerine Allah’a boyun eğdik.” Kadınlar, yüksek sesle ağlamaya başladılar. İbn Atik onları susturmaya çalıştı. Rasûlullah (s.a.v): “Bırak onları, vacip olunca kimse ağlamasın” buyurdu. Oradakiler: “Vacip olmak nedir? Ey Allah’ın Rasûlü!” dediler. “Ölümdür” buyurdu. Abdullah b. Sabit’in kızı şöyle dedi: “Ey babacığım, senin olduğunu umuyorum çünkü sen şehidlik için her şeyi hazırlamıştın.” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v)’de şöyle buyurdu: “Allah ona niyetine göre ecrini vermiştir. Şehidlikten ne anlıyorsunuz?” dedi. Orada bulunanlar da: “Allah yolunda ölmek veya öldürülmektir” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Allah yolunda öldürülmenin dışında şehidlik yedi çeşittir. Taun hastalığından ölen şehiddir. İç hastalıklarından ölen şehiddir. Suda boğularak ölen şehiddir. Yıkıntı altında kalan şehiddir. Zat’ül cenb hastalığın (akciğer)den ölen şehiddir. Yangında ölen şehiddir. Doğum yaparken veya kadın hastalığından dolayı ölen kimseler de (Allah ve Rasûlünun istediği gibi Müslüman olarak hayatlarını devam ettirirken ölmüşlerse hepsi) şehiddir.” (Muvatta’, Cenaiz: 12; Ebû Davud, Cenaiz: 15)

1824- Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Mûte’de şehid olan Zeyd b. Harise, Cafer b. ebi Talib ve Abdullah b. Revaha‘nın şehid oldukları haberi geldiğinde; Rasûlullah (s.a.v) mescidde oturuyordu. Üzüntülü olduğu anlaşılıyordu. Ben de kapının aralığından kendisine bakıyordum. Bu arada bir adam geldi ve: “Cafer’in kadınları çok ağlıyorlar” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “Git ve onları engelle” buyurdu. Adam gitti ve tekrar geldi, “Bu şekilde ağlamalarından dolayı onları yasakladım fakat beni dinlemediler” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Yine git ve onları engelle” buyurdu. Adam gitti geri geldi ve gittim yasakladım fakat beni yine dinlemediler dedi. Bu sefer Rasûlullah (s.a.v): “Git ve ağızlarına toprak saç” buyurdu. Aişe (r.anha) diyor ki: “Allah senin burnunu yere sürtsün. Vallahi ne Rasûlullah (s.a.v)’i kendi haline bıraktın ne de dediğini yaptın.” (Buhârî, Cenaiz: 40; Müslim: Cenaiz: 10)

1825- Ömer (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ölen kimse yakınlarının kendisi için ağlamalarından dolayı azâb görür.” (Buhârî, Cenaiz: 45; Ebû Davud, Cenaiz: 29)

1826- Muhammed b. Sirin (r.a) şöyle diyordu: İmran b. Husayn yanında, “Ölü, dirilerin kendisi için ağlamasıyla azâb çeker” hadisi söylenince O, bu sözü Rasûlullah (s.a.v) söyledi” dedi. (Buhârî, Cenaiz: 45; Ebû Davud, Cenaiz: 29)

1827- Ömer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ölen kimse yakınlarının ağlamasından dolayı azâb görür.” (Buhârî, Cenaiz: 45; Ebû Davud, Cenaiz: 29)

Sponsor Bağlantılar

Bir önceki yazımız olan Ölünün Arkasından Ağlanır mı Başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top